Londra (Legodan Şehir :)


Aslında bu yazıyı çok daha önce yazmalıydım. Ancak yeni yazma fırsatı buluyorum. Londra’yı Ekim sonunda katıldığım bir konferans sırasında gezme fırsatı bulmuştum. Aslında herşey mükemmel olmasına rağmen İstanbul’da yaşamaya alışmış biri olarak legodan yapılmış gibi duran bu şehrin düzeni biraz rahatsız edici geldi açıkçası. 🙂 Tabi bu şehrin ne kadar mükemmel olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Benzeri bir durumda kısa bir süreyle bulunacak olanlar planımı örnek alabilirler.

IMG_7122 Okumaya devam et

Barcelona Barcelona v2 (Spain)

Resim


Başlık olarak BCN v2IMG_3995 dedim çünkü daha önce ilk defa gittiğimde Barcelona Barcelona yazımda Barcelona’yla ilgili izlenimlerimi aktarmıştım. Tekrar başlık açmamın sebebi ise BCN’in daha önce gitmediğim yerlerini bu sefer deneyimlemiş olmamla beraber İspanya’nın Barcelona dışındaki başka şehirlerini de gezme fırsatı bulmuş olmam. Bu kadar ön bilgi yeter =)

Her zaman derim, Barcelona rüya gibi bir şehir. Bir insanın aradığı her şeyi bulabileceğiIMG_4038 ender yerlerden biri. Benim için hep İstanbul’un denize de girilebilen ve insanların daha özgür olduğu bir versiyonu olarak kalacak. Ömrüm yettiğince de birkaç yılda bir hep gideceğim. Gezimiz için 6 günlük bir zaman ayırmıştık. Programımıza Barcelona’dan başladık. Sadece 2.5 gün kalabileceğimiz için planlı davranmamız gerekiyordu. Perşembe akşam uçuşuyla gidip Gotik mahallede bulunan otelimize yerleştik. La Rambla’dan iç tarafa doğru yer alan mahalle mimarisi, kendine özgü havası, tarihi, güzel restoranları, küçük tasarım butikleriyle Barcelona’nın kalbi gibidir. Okumaya devam et

Amsterdam (Güler Yüzlü İnsanlar Diyarı :)


Tamam kabul ediyorum Amsterdam dendiğinde kimsenin aklına başlığa yazdığım şey gelmeyecektir. Ama benim asla unutamayacağım devamlı gülen yüzleri, rahatlıkları, yardımseverlikleri ve hiii derlerken çıkardıkları kedi gibi ses olacak. 🙂

Unutmamak için yazmak lazım, 3 günlük bir planla gitmeyi düşünenler varsa bizim planımızı örnek alabilirler. İyi eğlenceler 😉

IMG_6299

Okumaya devam et

Barcelona Barcelona


Aslında en başta Eylül’de yurt dışında kısa bir tatil yapmak istediğim için rasgele alınmış bir biletti, Barcelona bileti. Ama o kadar sevdim ki, o kadar canlı, o kadar hayat dolu ve aynı zamanda kalabalığının içinde düzenli ki her sene bir tatili BCN’de yapmaya karar verdim.

IMG_5941

Şimdi ilk bilmeniz gereken, Barcelona’da herkes kendi dilini konuşuyor. 🙂 İngilizce birşey soruyorsunuz, İspanyolca cevap alıyorsunuz. İtalyan gelip birşey soruyor yine kendi diliyle. Ya Türkçe konuşsam da olurmuş aslında diyerek döndüm. Tatilim boyunca çok fazla dil duydum ama özetle konuşmanız gereken dilde “merhaba” demeyi bilmeniz yeterlş geri kalanı el işaretleri + konuşmak istediğiniz dil 🙂 Ola 😀

Havalanından, Catalonya merkeze 24 sa çalışan otobüsler var. Eğer metronun kapanmış olduğu bir saatte şehre gelirseniz, bu bilgiyi kullanabilirsiniz. Bizim otelimiz La Rambla’daydı. Dolayısıyle yürüyerek varabildik.

IMG_5951Eylül ayı da dahil denizden faydalanılabilen bir şehir Barcelona. Plajları muhteşem. Ve en güzeli buradaki gibi zorunlu Beach Club’lar olmaması. Havlunuzu atıp güneşlenebiliyorsunuz ve gayet de güvenli. Deniz güzel olmakla beraber, yüzerken birşeylere çarparsanız merak etmeyin, biraz fazla balık var 😀  Okumaya devam et

Safranbolu – Amasra Gezi Notlarım – GFK


Uzunca bir aradan sonra yeniden fotoğrafçılık klubüyle (GFK) ilk gezimiz Safranbolu-Amasra oldu. Gitmek isteyenlere toIMG_5192parlayabildiğim kadarıyla önerilerde bulunmaya çalışacağım. 🙂

Yolculuğumuza gece başladık. Sabah günün ilk ışıklarıyla Safranbolu’daydık. Kahvaltımızı sağdaki resimde gördüğünüz İmren Konağı’nda yaptık. Sabah çok erken saatte vardığımız için kahvaltı için çok fazla alternatifimiz yoktu ama İmren Konağı çalışanları o saate rağmen bize açık büfe kahvaltımızı hazırlamışlardı. Kendilerine teşekkür ederiz. Okumaya devam et

Bursa Çiçek Izgara


Çocukken herşey daha bi farklıdır gözümüzde.. Daha masalsı.. Daha büyüleyici.. Daha görkemli..

Küçükken – yani küçük dediysem gerçekten küçük 5 – 6 yaşlarında – annemle Bursa’da çarşıya alışverişe gittiğimizde öğlen yemeğimizi kapalı çarşıların arasında kalan çiçek ızgarada yerdik. Çiçek ızgara iki katlıydı. Yemek salonu bir üst kattaydı. Ama giriş katında hep bi görevli durur, büyük ahşap kapıyı ardına kadar açıp Okumaya devam et

Apolyont


Rivayete göre; Apolyont’un en eski sahibi olan Apollonia Kralı’nın çok güzel bir kızı varmış. Günün birinde, komşu krallık Melde’nin prensi güzel kraliçeye âşık olmuş. Ancak prensesin gönlü olmadığı için, varmamış prense. Kral, Apolyont Gölü kıyısındaki bir tepe üzerine saray yaptırarak orada saklamış kızını. Buna çok sinirlenen Melde Kralı, Mustafakemalpaşa Nehri’nin yatağını değiştirterek, Apollonia’nın sular altında kalmasına yol açmış. İşte bugünkü Gölyazı Yarımadası da tarihteki bu su baskını nedeniyle oluşmuş.

Okumaya devam et