2 yıl kadar önce halen öğrenciyken, Talent Spot’a ben de katılmıştım. Şimdi ise Garanti Teknoloji çalışanıyım. IK’dan gelen telefon üzerine bu seneki panelde benim de konuşmacı olacağımı öğrenmek beni 2 yıl öncesine götürdü. Saf değiştirmek ve dinliyorken anlatan konumuna geçmek çok farklı bir duygu.

O zaman da geldiğimde aldığım notlardan bir blog yazısı yazmıştım 🙂 Sanırım ilk yaptığım açıp 2 yıl önce yazdığım yazıya bakmak oldu. Kendi kendime ilk dediğim çok gerçekçi olduğuydu. O zaman geldiğimde kurulan ve halen unutamadığım bir cümle var. “Biz önce sizin bizi seçmenizi istiyoruz. Bu yüzden Talent Spotları düzenleyip kendimizi tanıtıyoruz.” Tam doğru cümleyi kuramamış olabilirim ama henüz mezun bile olmamışken böyle bir saygıyla karşılanmak o zaman için çok anlamlı ve değerli gelmişti ki halen daha da hatırlıyorum.

Konuşma anında söylenmemiş kaçırılmış şeyler olabilir ama bu seneye de damgasını vuran cümle bence şu oldu ki. “Burada insanlar 8’de 9’da 10’da çalışıp bir yandan yüksek lisans yapıp akşam Taksim’de arkadaşlarıyla buluşup gece 3’e kadar eğlenip, ertesi gün kalkıp işe geliyorlar. Bunu gençken yapmayacaksanız ne zaman yapacaksınız?” Benim cümlem değildi ama çok doğru ve takdiri hak eden bir cümleydi. Benimse diyeceğim; işin yoğunluğu, şehir değiştirmek,  bazıları için İstanbul’un zorluğu bazıları içinse arkadaşlarından ayrılmak hiç düşünmeden verilmesi gereken bir karar. Hayatımızın dönüm noktasında zaten okuldan ayrılıp işe gireceğimiz büyük bir değişim geçiriyoruz ama en akıllıcası şehir değişikliğini de buna denk getirmek belki de. Verilen karar sonucunda varılan noktada elde edilen sonuç hepsine bedel olacaktır. İşten alınan tatmin yoğunluğu unutturacak, aile gibi birbirine bağlı GT çalışanları ise şehre alışma sürecini hızlandıracaktır. Yüksek lisans düşünenler bir daha düşünsünler yalnız 🙂 GT olmasa da başka şehirden gelecekler için İstanbul ideal bir tercih olacaktır. Çok daha fazla iyi vakit geçirilinebilecek aktivite mevcut.

Okulda bize öğretilen öğrenmeyi öğrenmek iken, iş yaşamına başladıktan sonra herşey daha somut bir hal almaya başlıyor. 2 yıl önce yeni aldığım Android telefonumda mobil development öğrenmeyi düşünürken şu an mobil’e en büyük bütçeyi ayıran bankada mobile development yapıyorum. Böylesi güzel işleri kurumsal bir firmada yapıp destekleniyor olduğunu bilmek daha da huzur verici. Herşeyin ilkini, en iyisini çıkarıyor olmak gurur verici. Ve daha da güzel olanı bunu hep beraber birbirimize destek olarak yapıyor olmak.

Ve bence en önemlisi de şirket içindeki olumlu hava, yardımsever yaklaşım. Yardım istediğimde hiçbir zaman geri çevrilmediğim gibi, öğrenip de birşeyleri benim aktarmam istediğinde de hiç geri çevirmedim.

GT’yle ilgili anlatacaklarım bitmez ama yeni mezunlar önemli bir bildirim: Nerede olursanız olun, değişime hazır olun. Beraber çalışacağınız ekiplerle ya da firmalarla iletişiminiz, olaylara bakış açınız, bir problemi çözme hızınız, acil durumlarda kontrolünüz çok yeni bir dünyaya giriyorsunuz. Kendinizde daha önce olduğunu fark etmediğiniz özelliklerinizi fark edecek, altından kalkamayacağınız düşüneceğiniz bir çok durumu handle edebilir duruma geleceksiniz. Artık herşey gerçek. Yaptıklarınız laboratuvar ödevi olmaktan çıkıp, birebir insanların kullandığı bir ürüne dönüşecek. Eğer şanslıysanız ürününüz kitlelere ulaşacak. Belki twitter’da güzel bir yorum görüp daha da sevineceksiniz. “Amcamı seviyorum cepbank’ı da seviyorum” gibi 🙂 Başarılar..