Bu sene Google IO’ya ek olarak yine benzer bir formatta Avrupa’da ve Hindistan’da, Google; Developer Days(GDD) konferanslarını düzenleyeceğini IO’da duyurmuştu. GDD Europe 5-6 Ekim’de Krakow’da gerçekleşti, GDD India ise 1-2 Aralık’da Bangalore’da gerçekleşecek. Hem IO’ya hem de GDD Europe’a katılabilme şansı yakalayan biri olarak GDD’yle ilgili izlenimlerini, konferansın nasıl geçtiğini sizlerle de paylaşmak istedim.

Avrupa’da, Android için hepimiz Droidcon’ları görmeye alışığız. Droidcon’larda da Developer Advocate’ler ve GDE’ler dışında yine Android’i ürünlerinde kullanacak başarılı şirketlerde çalışan kişiler kendi deneyimlerini aktarıyorlar. Yani daha çok deneyim paylaşma üzerine. GDD ise Google ürünleri hakkında çok daha fazla bilgi sahibi olabileceğimiz ve herhangi bir sorumuz olması durumunda direk destek alabileceğimiz, soru sorabileceğimiz bir ortam oluşturmuştu. Tam olarak aslında bir konferanstan beklentinizin ne olduğuna göre GDD’yle ilgili yorumunuz değişebilir. GDD’nin bence en büyük başarılarından biri GDG, WTM komunitilerini bir araya toplamış, Avrupa’daki komunitilerde yer alan kişilerin de birbiriyle tanışabilmesi bir ortam sağlamış olması. Google I/O da her ne kadar aynı amaçlarla gerçekleştirilmiş olsa da herkes Amerika’ya gidemeyebiliyor.

Konferans bir gün öncesinde WTM And Community Partners Reception’la Manggha Museum’da başladı. Keynote speaker’ların paneli, ardından yemek ve partiyle devam etti. Biz GDE’ler için ise festival biraz daha erken başladı. 4 Ekim’de Aviation Museum’da Summit’le haftayı açtık.

Google’dan havalanında sıcak bir hoşgeldiniz 🙂 (biraz bulanık çıkmış)

Community Reception’ın efsanevi manzarası 🙂

Peki tamam artık GDD’ye gelebiliriz.

Daha önce Google I/O’nun keynote’unu merak edip izlemiş olanlar bilirler aslında I/O’nun keynote u yeni ürün ve teknolojilerin tanıtıldığı bir show şeklinde geçer ve Google ürün update’lerini ve yeni ürünleri de I/O’da açıklar. I/O’nun üzerinden çok fazla bir zaman geçmemişti sanıyorum ki bu sebeple ve doğal olarak ürün ve teknoloji update’leri üzerinden geçen bir keynote oldu. İkinci günün keynote’u ise alışageldiğimizden biraz daha farklı bir keynote’du. Daha çok ‘Google Engineering in Europe’ vurgulanıyordu. Google aslında sadece San Francisco’da değil Avrupa’da çok fazla development takımı olduğu ve çok fazla sayıda ürün geliştirildiğini vurgulıyordu ki ben de bilmiyordum bu detayda bilmiyordum 🙂 Cloud’la ilgili ürünlerin çoğu Polonya’da geliştirilmiş. Heyecanlı ve gururlu bir şekilde anlatılırken izlemek çok keyifliydi. Ama en çok kapanış keynote’undan keyif aldığımı söylemeliyim ve hala izlemediyseniz mutlaka izlemelisiniz. Temel olarak; bilinçli ya da bilinçsiz olarak ön yargılarımızın nasıl etki ettiği ve inclusive design üzerineydi. Inclusive design sanırım benim de daha önce duymamış olmamdan ötürü(kendi ayıbım) biraz fazla etkiledi. Inclusive desing mümkün olduğunda fazla kişiye hitap edecek şekilde bir tasarım yapmaktan bahsediyor. Burada aslında söylenen bir ürün yarat herkesi hedeflesin değil, ürün ailesi yaratıp bunların focus gruplarını doğru tanımlamak. Keynote’da şöyle bir örnek verildi ve çok çarpıcıydı. Hava yastığı testlerinde eskiden sadece erkek mankenler kullanılıyormuş. Ancak kadınların ölçüleri erkeklerden daha farklı. Kadın mankenler de kullanılmaya başladıktan sonra kurtulmalarda ciddi bir artış olmuş ama halen bebek ve çocuklar için alınması gereken bir yol olduğu söylendi. Biraz iç karartıcı bir örnekle başlangıç yapmış olsam da bir diğer akılda kalıcı çalışmalardan biri Youtube for kids’di. Youtube’un tablet app’ini aslında çocuklar bizim gördüğümüz gibi görmüyorlarmış çünkü okuma-yazma bilmiyorlar. Bu sebeple çocuklar için farklı bir tasarıma gidilmiş mesela.

Peki genel olarak, GDD aktardıktan sonra sıra Highlight’larda 🙂

  •  Certification programlarına mobile web de eklenmiş👏g.co/dev/certification
  • Android Studio 3.0 still preview release soon
  • Android Studio’ya Kotlin support gelmiş
  • Yeni Architecture Component Paging for RecyclerView
  • Geçen seneye oranla Android Developer’lar %35 daha fazla artmış, 900M device ve 140 operatöre varılmış
  • Instant app’lerle %55 daha fazla kullanıcı etkileşimine varılmış
  • Augmented Reality Uygulamaları geliştirmek için ARCore SDK Preview developers.google.com/ar
  • Android Auto compatible araçlar 3 katına çıkmış
  • Google Asistan’da Image Carousels, Lists ve Suggestions Chips’le kullanıcılar daha fazla detay görebiliyor.
  • Voice, Tap ve Type arasında seamless geçiş
  • PWA uygulamaları için addtoHomeScreen geliştirilmiş. Burdan eklendiğinde artık tamamen bir app gibi oluyor. Cihazın settings’i altındaki uygulamalarda da görebiliyoruz. TwitterLite güzel bir case study. Merak edenler kullanımın nasıl arttığını nasıl geliştirildiğini inceleyebilirler.
  • Firebase: 1M+ Developers Fabric’in de Google’a katılmasıyla Fabric ve Firebase birleşiyor. Önümüzdeki aylarda Fabric kullanıcıları Firebase’e yumuşak bir geçiş yapacak.
  • Tükiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa bölgesi için 60000 Udacity Scholarship Challenge duyuruldu. Birkaç aşamalı bir challenge olacak. Detaylarını inceleyebilirsiniz.
  • İkinci günün keynote’u ise biraz hangi Avrupa ofislerinde de ne kadar çok engineering yapıldığını göstermeye yönelikti. Google Asistant’da çok ciddi değişiklikler var ve şu anki haliyle gerçek bir kişisel asistan haline dönüştüğünü söyleyebiliriz. Yine daha detay için videoyu izlemek lazım. Genel olarak Cloud GDD’de üzerinde durulan konulardan biriydi ve çoğu şey de aslında Varşova’da da geliştirilmiş. Bu yüzden bilenlere tekrar bilmeyenler için küçük bir giriş yapıyoruz.İhtiyaçları karşılamak için ise cloud compute software’i çalıştırabileceğimiz 4 yer sunuyor diyebiliriz. Bunlar Compute Engine, Container Engine, App Engine ve cloud functions. Aşağıda daha fazla flexibilty ve kontrolümüz var. Automasyonu daha çok Google sağlıyor. Yani yukardaki kısımda biz kodumuzu ve business logimizi getiriyoruz gerisini Google hallediyor.Compute Engine bize bir virtual machine sağlıyor yani Google data center da bi makine var ve biz ona remote olarak bağlanıyoruz gibi.

    Container Engine adından da anlaşılacağı gibi çok sayıda container’ı çalışabilmesi için bir platform. Open source kubernetes’i kullanarak, container’ları otomatik olarak yönetiyor.Kenteynır konteynır dedik konteynır nedir dersek de vm’lerin lighter versiyonu gibi düşünebiliriz.Konteynırlar kodunuzu ve librarylerinizi alıp işletim sisteminden bağımsız bir unit şeklinde çalışmasını sağlar. Böylece bir vm de birden çok konteynır izole bir şekilde çalışabilir.

    App engine optimize to run web code well. Motto bring your code. We’ll do the rest for you. Os ya da vm ya da başka herhangi bişi düşünmüyoruz. Serverless environment. Servesless demek aslında serverınızın olmaması demek değil, tabi ki var ama bunun bakımıyla siz ilgilenmiyorsunuz. Cloud üzerinde.

    Cloud functions. Serverless simpler. Burada sadece hangi fonksiyonun işletileceğini vs düşünüyoruz.

    Benim izlenimin genel olarak bu şekildeydi ama tabi daha fazlası için videoları izleyebilirsiniz 🙂

 

Reklamlar