Rakı sofrasında ne konuşulacağı belli olmaz. Bi an olur, gülmekten bir an olur hüzünden gözünden yaş gelir. Sonra birden felsefe yapmaya başlarsın da bir anda şarkı söylerken bulursun kendini.

İçimizden biri, hayaliniz ne diyor? Yani ne yapmak istiyorsunuz? Kabul etmeli, zor soru.

Herkesin var tabi yapmak istediği ya da yaptığı ama kendini geliştirmek istediği şeyler. (olmalı) Ama hayaller gerçekleştirip yenisini kurmak için varlar. Hayalin bittiğinde sen de bitersin. Sınırın olmamalı ki, kendini geliştirmekten, her gün daha fazla olmaktan vazgeçmeyesin.

Ve en önemlisi de hiç bir hayal de gerçekleştirilemez değil. Bunu hiç bir zaman unutmamalıyız. Biraz durdum dedim ki, yapamayacağız hiç bir şey yok aslında. Önemli olan ne kadar istediğimiz. Evet, eskiden herşey gerçekleşmeyebilir diye düşünürdüm, zor olan şeyler var evet ama zorluklar sadece sonuca varma süremizi uzatabilir. Ama biz hayalimizden vazgeçersek işte o zaman gerçekleşmez. Yeterli zaman ve ilgiyi herhangi bir şeye ayırdığında ve gerçekten istediğinde, cesur olduğunda elde edememen neredeyse imkansız.

Biraz mükemmeliyetçi yetiştirilen bi toplumuz. Birşey ya tam olsun ya hiç olmasın. Ya olur mu öyle şey. Hata yapma ihtimalini göze alamaz, çoğu zaman sırf denemeye cesaret edemediğimiz şeyler yüzünden kaybederiz. Oysaki her hata bize milyonlarca şey öğretir. Yeterki görmeyi bilelim. Yaptığım hatalarımı gözden geçirdiğimde, evet biraz kızgınlığım olur ama kendime. Sonrasında daha da sonrasında daha da zorlarım kendimi, ilk hatam sonrakilere örnek olur.

Aslında, yukardaki sohbetin hemen üstüne 7 Mart akşamı yazmaya başladığım ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününe ithafen yazmak istediğim bu yazıyı, vazgeçiyor ve herkese ithaf ediyorum. Çünkü kadın ya da erkek olmak hiç birşeyi değiştirmiyor. Önemli olan insan olmak, cesur olmak, ne istediğini bilmek ve istediğinden vazgeçmemek!

Reklamlar