Mastering in Fragments


Ne kadar çok fragment kullandığınız ya da kaç yıldır Android developer olarak çalıştığınızdan bağımsız olarak, her Fragment kullandığınızda Fragmentle ilgili şaşırtıcı şeyler öğrenebilirsiniz. En azından benim için öyle 🙂 Bazılarınız yazıyı tamamladığınız yaa bunları bilmiyor muydun diyeceksiniz, bazıları ben de çektim evet diyecek ama benim amacım bir gün bunu yaşarsanız yol gösterici olması.

Bugünün konusu ise setUserVisibilityHint methodu. Aslında bakıldığında çok faydalı görünüyor. Fragment’in bize ne zaman visible olduğu/olmadığı bilgisini veriyor. Buna göre sayfanın çizilmesinde aksiyon alabiliriz, bir task başlatıp örneğin data çekeceksek burada yapabiliriz. Böylece optimizasyon sağlayabiliriz. Ama tutorial’da da belirtmiş ki lifecycle’a bağlı olarak Fragment yaratıldıktan sonra çağrılmayabilir. Fragment göründüğü an çağrılacak ancak, önce setUserVisibilityHint methodu sonra onCreate çağrılabilir. Okumaya devam et

Kadın Yazılımcı Toplulukları Neden var?


IWD’18 konferans sezonu resmi olarak açıldı. Bilmeyenler için Google’ın büyük bir desteğiyle varlıklarını sürdüren dünya üzerindeki belli sayıda Women Techmakers toplulukları her yıl 8 Mart dünya kadınlar gününe ithafen Mart ve Nisan aylarında meetuplar/konferanslar düzenliyorlar. Yine sınırlı sayıda Google ofisinde de Google’ın düzenlediği summitler oluyor ve bizler de bunlara katılıp, kendimizi geliştirebiliyoruz. İlgilenenler şu linkten bi inceleyebilir 🙂

Peki benim asıl bu yazıyı yazma amacıma gelirsek 🙂 Aslında sürekli sorulan ve benim de başlarda kendime sorduğum bir soru women techmakers toplulukları neden var? Sonuçta men techmakers yok 😀 Okumaya devam et

Almanak 2017


Artık benim için geleneksel hale gelen almanağı yazıp yılımı değerlendirme zamanı geldi. Hatta önceki yıllara oranla bu sene biraz geç kalmışım bile diyebilirim 🙂

İlk önce 2016’yı kapatırken 2017 hedefim neymiş ona baktım, demişim ki:

Geçtiğim yıla şöyle bir baktığımda en çok yaptığım şey sanırım konferanslara katılmak, hem konuşmacı hem de katılımcı olarak. Her ne şekilde katılmış olursak olalım hem paylaşmak için, hem öğrenmek için hem de farklı farklı insanlarla  tanışmak için mükemmel bir fırsat. Geriye dönüp baktığımda bu senenin en büyük kazancı olarak bunu görüyorum ve devam ettireceğimi biliyorum.

Bir diğer taraftan yeni yıl çok heyecan verici. Herkes için dileğim, isteklerinde net olmaları, istediklerinin peşinden koşmaları ve geçekleştirmek için çabalamaları. O zaman mutlu olacaklar.

Aslında 2016 yılı public speaking konusunda 2015’e oranla biraz daha uzmanlığa doğru ilerlediğim bir yıldı diyebiliriz. Bu sene ise bunu daha da geliştirmeyi ve de biraz daha kaynak üretmeyi hedeflemiştim. Olgunlaşma yılı diyebiliriz. Bir diğer yandan 2016’nın sonunda yeni kurulan takımda yazılım geliştirme görevime ek olarak, scrum master olarak da yer almaya başlamıştım ki o sıralar ne kadar çok şey öğreneceğimden habersizdim. 🙂 Okumaya devam et

GDG Devfest’17 Istanbul’un Programı Belli Oldu!


DevFest İstanbul 26 Kasım’da! Kayıt oldunuz mu?

GDG Devfest’17 İstanbul etkinliğine sayılı günler kalırken, etkinlik hazırlıkları hızlanarak devam ediyor. Sen de bu güzel geliştirici atmosferinde bulunarak ekosisteme katkı sağlamak istersen 26 Kasım Pazar günü Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’ne bekliyoruz!

Devfest’in gerçekleşmesine 2 haftadan az bir zaman kaldı 🙂 Heyecanla son hazırlıklar için tüm ekiple heyecanla çalışıyoruz. Bu sene GDG Devfest Istanbul konferansı 26 Kasım‘da Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde gerçekleşecek.

Devfest hep bir şahaneydi ancak bu sene daha da bir şahane. 5 paralel session ve yine paralel koşulacak bir codelab’e ilave olarak, bu sene GDG ve WTM hakkında bilgi alabileceğiniz ve gün boyu farklı meetuplar gerçekleştirilecek community lounge yer alacak. İster dinlenmek isterseniz aklınıza takılan herhangi birşeyi sormak için gün boyu bizi burada bulabilirsiniz.

Okumaya devam et

Android Instant Apps’e Genel Bakış


Native Android apps that run instantly without installation

Android Instant App’leri ilk duyduğumda tam beklenen şey gelmiş, çok iyi fikir diye düşünmüştüm. Biraz daha derinine inip araştırmamı, merak eden diğer Android Developer’larla da paylamanın zamanı geldi geçiyordu. Yukarıda gördüğünüz gif early adopter’lerden biri olan vimeo’nun Android Instant App’i nasıl kullandığını gösteriyor. Nasıl bir süreç yaşadıklarını detaylı olarak anlatan medium’daki yazılarından aldım. Okumaya devam et

Son Retrospective nasıl olmalı?


Scrum master’ın görevlerinden biri de retro spective’leri facilitate etmek. Retrospective nedir dersek 🙂 aslında sadece scrum team’in katılımıyla o sprint’in nasıl geçtiğinin değerlendirilmesidir diyebiliriz, kısaca. Scrum master olmanın en zor yanlarından biri de belki retrospective’leri her sprint sonunda bir nebze de olsa eğlenceli hale getirmek. Ya bu hafta da yapmasak olmaz mıyı 😀 ilk duyan sanırım ben değilimdir. Ancak tabi her yöntem her takım ya da hafta için uygun olmuyor, bazen biraz evirip çevirmek gerekiyor. Arada scrum.org’un blogunda yazan deneyimli scrum masterlardan biraz kopya çektiğim doğrudur. Konu en sonuncu retro’ya gelince ise işler biraz daha zorlaşıyor.

Yani mevcut takım artık beraber çalışmayacaksa. Belki çok fazla rastlanan bir durum olmayabilir ancak şirketten şirkete değişmekle eminim sık yaşanan durumlar da oluyordur. Alınacak feedbackler bu durumda ekstra değerli oluyor. Bir diğer taraftan takımda yer alan kişilerin burada yer almaktan duyduğu mutluluk/mutsuzluk/kazancı duymak da ayrı değerli.

Peki son retroda neler almak istediklerimizi artık biliyoruz. Ancak konu biraz dağıldı. Bu kadar farklı şeyi bir arada yönetmek zor olabilir. Bir de eğer bir ayrılma durumu olacaksa bu da biraz duygusal bir ortam oluşturacak. Çünkü uzunca bir süre bir arada beraber çalışan bir takım aslında büyük bir aile de olmuş oluyor. Birinin sevinciyle sevinip, diğerinin üzüntüsüyle üzülüyorsunuz. Biri birşey isteyince hepiniz onun için istiyorsunuz falan filan 🙂 Bu durumda yine son retrolarda neler yapılabilir scrum.org’da biraz arıştırıp biraz da kendi takımımızın ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak şöyle bir yol haritası izledim. Sondan 3. retroda takımın tüm süreci ve şirketi değerlendirmesini istedim. Çok faydalı feedbackler aldık. Biz neyi iyi, neyi kötü yaptık, neyi daha iyi yapabilirdik, bu süreçte şirketin neleri nasıl değerlendirdiği uzun uzun tartışıldı. Sondan 2. retroda biraz daha kişisel olarak süreci değerlendirme üzerine gittik. Bir birey olarak takımın her üyesinin bu takıma ne kattığını ve neler alarak ayrılacağını konuştuk. Hepimizin enerjisi çok yükseldi. Özellikle kişinin kendini değerlendirmesi her ne kadar çok zor birşey olsa da bir yandan da moralini arttıran, daha iyi, daha değerli hissettiren bir yaklaşım. Ve ne aldığımızsa tabi herkesin değişir ama bir scrum takımında yer almanın en büyük artısı sanırım aileden kadar yakın hissedebileceğiniz yeni arkadaşlar kazanmak. Şimdi son sprinti koşarken duygusal bir son kapanış retrosu bizi bekliyor. Retrosu yapılmayan sprint bitmezmiş. Artık yemek yerken mi, rakı içerken mi yapılır bilinmez 🙂 Zor bir retro olacağı kesin. İyi hafta sonları!